BİR KARDEŞLİK DESTANI

03ac1f08a7f38a9da39b2dde4184b021_400x400BİRİ KİRVEM BİRİ MUSAHİBİM

Kardeşlik duygularımızın yeniden yoğunlaştırılması gerektiği bir süreci yaşıyoruz.

Birbirimizi hem sevmeye, hem de saymaya mecburuz.

Kökenlerimiz ne olursa olsun hiç kimsenin, hiç kimseyi dışlamaya, ötekileştirmeye hakkı ve haddi yoktur.

Bilmeliyiz ki, birbirimizle bu kadar kaynaşmış olmasaydık; yanyanalığımızı, kardeşliğimizi bin yıldır sürdüremezdik.

Fakat zaman zaman araya; “ayrılık” ve “ötekileştirme” nifakları sokulmak isteniyor.

Bir ve beraberliğimiz, kaynaşmışlığımız ve iç içeliğimiz, yâni özetle kardeşliğimiz bozulmak isteniyor.

O nedenle zaman zaman “empati” yaparak, birbirimizin duyarlılıklarını yeniden hatırlamamız gerekiyor.

***

Ben de bu amaçla 2005 yılında “BİR KARDEŞLİK DESTANI” adını taşıyan bir şiir yazmıştım… İkinci adı, “BİRİ KİRVEM, BİRİ MUSAHİBİM” olan şiirimin “sunuş”unda şu ifadelere yer vermiştim:

“Hiçbir kişi ve kesim, benim için öteki değildir. Farklılıklarımız, en büyük zenginliğimizdir. Ama bu zenginliğimiz, hiçbir zaman köken, din, mezhep ve meşrep açısından ayrılıkçılık heveslerine izin vermemelidir. Farklılıklarımızı kabul etmeden kalıcı kardeşliğin sağlanamayacağını da özellikle vurgulamak istiyorum. Bu destan, içtenlikli bir empati ve yürekten bir kardeşlik duygusuyla kaleme alınmış ve toplumumuzun, ayrım gözetmeksizin, bütün kesimlerine ithaf edilmiştir.”
Şiirimde geçen “muhasiplik” sözcüğü, Alevilik’te “yol kardeşliği” anlamına geliyor ve öz kardeşten daha ileri bir kardeşliği içeriyor. (Şiirimin kitapçık olarak yayımlanmasından sonra 2008 yılında yaptığım başvuru üzerine “musahip” sözcüğünün Alevilik’teki anlamı da Türk Dil Kurumu’nun Türkçe Sözlüğü’ne girmiştir.)

Kirve” sözcüğü de, bilindiği gibi, Alevi-Sünni, Türk-Kürt hemen her kesimimizde, aileye dışarıdan katılan “çok değerli bir büyük” olarak kabul ediliyor.

Ben de şiirimde bu ifadelerden hareketle; etnik kökeni, dini, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun toplumumuzu oluşturan herkese aynı gözle bakılması, ayrımcılık ve ayrılıkçılık yapılmaması gerektiği mesajını vermeye çalıştım.

***

Evet,“BİR KARDEŞLİK DESTANI” adlı şiirim, şu dizelerden oluşuyor:

 

“alî”lerden, “velî”lerden
o “hasan”, ben “hüsey’n”
o “hüsey’n”, ben “hasan”
aynı “turna”larla uçtuk
aynı “kurna”lardan içtik
ve göçtük aynı “kervan”larla
ilhamımız, serçeşmemiz “hacı bektaş”
muhabbetimiz “mevlana”
biz birlikte “mihman” olduk
-dağlara, çağlara
ve çağlayanlara liman
ve doğumundan beri “er”liğin, “eren”liğin
“yâr”lığın, “yaren”liğin
biri “kirvem”, biri “musahibim”
o bana, ben ona sahibim

**

hiç ayrı düşmedi düşlerimiz
hep ortak oldu özlemlerimiz
birinin aşını yedim, birinin lokmasını
biri “cem”imdir, biri “can”ım
biz, birlikte yaşadık canım
– kardeşliğin en hasını
biri “kirvem”, biri “musahibim”
o bana, ben ona sahibim
**
biz, birlikte çıktık yola
yol olduk, yoldaş olduk
aynı yolda kardeş;
bağımız bahçemiz birbirine karıştı
gözümüz, gönlümüz birbirine
gelin olduk, güvey olduk
biz birbirimize karındaş olduk
biri “kirvem”, biri “musahibim”
o bana, ben ona sahibim
**
biz, hayallerimizi bile birlikte kurduk
birlikte oynadık oyunlarımızı
zulme, birlikte karşı durduk
birlikte, yedi düvele meydan okuduk
“hem”i okuduk, “hem”i de yazdık
biz, hep birbirimiz olduk
biz, hep birlikte ne destanlar yazdık
biri “kirvem”, biri “musahibim”
o bana, ben ona sahibim
**
biz azımızı birlikte çoğalttık
çoğumuzu birlikte paylaştık
birlikte güldük, birlikte ağladık
dert varsa hepimizin
sevinçler cümlemizin
bu, ortak sesidir yüreğimizin
biri “kirvem”, biri “musahibim”
o bana, ben ona sahibim
**
biz, birlikte bir olduk
biz, birlikte diri
biz, birlikte iri olduk
biz, birbirimizin yarısı
bundan öte yok, ötesi berisi
biz, münafıkların
biz, münkirlerin
korkulu rüyasıyız
biz biriz, bir
biz; kardeşliğin piriyiz
biri “kirvem”, biri “musahibim”
o bana, ben ona sahibim
**
ey benim canım
ey benim yolum; yoldaşım
biz birlikte söyledik dememizi, şarkımızı
birlikte yaktık türkümüzü;
– “barak”tan, “bozlak”tan
– “kerkük”ten “yemen”den
– ve “rumeli”nden, “çayeli”nden
biz birlikte yazdık öykümüzü;
– “sivas”tan, “maraş”tan
– “tunceli”nden ve “diyar-ı bekir”den
ve yine hep birlikte;
– “şark”tan, “şimal”den
– “cenup”tan, “mağrip”ten
– göçmen gönlümüz “trakya”dan
ve uygarlıklara eşik
ve bütün “can”lara beşik “anadolu”dan
hiç susmadı şarkılarımız, öykülerimiz
hiç susmadı türkülerimiz
biri “kirvem”, biri “musahibim”
o bana, ben ona sahibim
**
biz birlikte “efe”lendik
birlikte teptik “horon”larımızı
ve “halay”larımızı birlikte çektik
birlikte ektik ekinlerimizi, birlikte biçtik
kedilerimiz bile küsmedi birbirine
ölmedi hiçbir zaman sevinçlerimiz
– heyecanlarımız, coşkularımız
– düğünlerimiz, toylarımız
solmadı gülümüz gülüm hiçbir zaman
ama korkuttu zalimi muhabbetlerimiz
biri “kirvem”, biri “musahibim”
o bana, ben ona sahibim
**
biz hiçbir zaman
ayırmadık, ayrılmadık
sen “o”sun, ben “bu”yum demedik
biz hep sevdik birbirimizi
biz hep birbirimizle sevindik
– övündük birbirimizle
bizi kimse birbirimize
– düşüremeyecek, inan
sen bana kefilsin, ben sana
yaramız da merhemimiz de ortak oldu
– ve olacak her zaman
çünkü bu destan
– bitmeyecek hiçbir zaman
biri kirvem, biri musahibim
o bana, ben ona sahibim

Add a Comment